KITAPLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KITAPLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2013 Cuma

Haftanin Ilgimi Ceken Kitaplari



Aptal 

"Tanıştığımız tüm aptalların anısına."

"Kimilerinin aklında şokellayı çok seven bir insan olarak yaşıyorsun. Demem o ki biraz dahası olan hiçbir şeye inanma sakın."

"Evvela aynadaki haline bakıp kendisine âşık olan ve ırzına geçen, ardından söz olacak diye kendisini nikâhına alan insanın dünyasıdır bu. Sonsuz bir sevgiyle evinde yalnız bırakmalıdır onu. İnsanın başına ne geliyorsa hep iyi niyetinden geliyor, haklısınız. Bence siz başkalarını da kendiniz gibi sanıyorsunuz. Ama yapmayın. Hemen güveniyorsunuz insanlara. Babanızın oğlu mu bu 
İnsanlar..."

"Ona kulak asma... Sevemeyeceğin insanları biraz daha sev, gülemeyeceğin şakalara biraz daha gül, kazanamayacağın paraları ve hayatları hayal et biraz daha. Biraz daha başarılı, biraz daha gururlu, biraz daha sevimlisin artık. Kontrol et ki elinden sıyrılıp kaçmasın fırsat buldukça övdüğün naif hayatın. Ölçülebilir ihtiyaçlarını karşılamaya hazırlar biraz daha. Ama tabii ki sen bekliyorsun. Nasıl durulur, aynı benim gibi biliyorsun. Biraz daha dön eski haline. Biraz daha tasarla çoktan biten o günü. Lütfen hemen acımaya başlama kendine, biraz daha dur."

"Kim beni ne sebeple affeder bilmiyorum."



Tatlı Rüyalar 

Türk bir anne ile Fransız bir babadan olma Hector Berlioz -kendisi Türkiyede yaşayan bir Fransız Türküdür- sıradan bir pazar sabahı kahvaltı ederken bir ilan okur ve "hayatı değişir"... "Hayatımı satıyorum! 25 yaşında, iyi eğitimli, iki yabancı dil bilen sağlıklı genç, geri kalanını temin edebilmek amacıyla hayatının bir bölümünü satıyor. İlgilenenler aşağıdaki telefon numarasına başvurarak randevu alabilirler." 
Genç yazar Alper Canıgüzün ilk romanı yukarıda tırnak içine alınan ilanla başlar. Tatlı Rüyalar, kitabın alt başlığında da belirtildiği gibi, gerçekten psiko-absürd ve de romantik komedi. Zekice kurgulanmış, bir ilk kitaptan -alışıldığı üzere- beklenmeyecek kadar iyi yazılmış, kıvrak dilli, özellikle de saçma, komik ve psikolojik... Gerçek bir serüven, gerçek bir roman... Romana sonundan bakarsanız, matrak bir romantizm de bulabilirsiniz. İşin psikoloji kısmına gelince... Yazarımız her ne kadar 1969 doğumlu genç bir psikolog ise de, burada mesleğini kötü temsil ettiği bile söylenebilir. Binyıl Kitap ekinde yayımlanan söyleşisindeki ifadeleriyle aktaralım durumu: "Tatlı Rüyalarda psikolojinin kullanımdan ziyade kötüye kullanımı mevcuttur. Psikoloji nedir ne değildir, bu konuda çoğunluğun kafasının karışık olduğunu biliyorum. Davranış örüntüleri hakkında büyük bilgi birikimine sahip olmakla birlikte iş, insan ruhunun ne menem bir şey olduğu konusuna gelince psikologların durumu da daha parlak değil diye düşünüyorum. İşte kitaptaki psikoloji parodisi bununla ilgilidir." Tatlı Rüyalar, "uzun süredir keyifli bir kitap okumadım" diyenlere hiç çekinmeden " aradığınız işte bu" diye tavsiye edebileceğiniz bir kitap



Aynı Yıldızın Altında 

Hayatın Anlamını Bulmanın, Âşık Olmanın ve Alınan Her Nefesin Farkına Varmanın Öyküsü

On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Gracein birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün son bölümünü çoktan kaleme almıştır. 

Fakat Augustus Waters isimli yakışıklı bir sürpriz karakter, Kanserli Çocuklar İçin Destek Grubunda boy gösterince Hazelın hayatı bambaşka bir yöne sapar ve bu zeki çocuğun çekimine karşı koyamayan kızın öyküsü yeniden yazılır... 



Tek Kişilik Kahvaltı 

Tek Kişilik Kahvaltı, öykünün yeni yazarların elinde ulaşabileceği olgunluğu gösteren kitaplardan. Daha ilk kitabında, öyküyü öykü yapan özelliklerin üstesinden dinginlikle ve ustalıkla geliyor Dilek Emir. Öyküyü öykü yapan özellikler nelerse, her biri üstünde düşünülmüş, enaza indirilmiş, yalınlaştırılıp yoğunlaştırılmış. Her sözcüğü hassas biçimde tartılmış öyküler bunlar. Çocukların tuhaf, bazen ürkünç dünyasından tek kişilik kahvaltıların yalnızlığına, insanın özüne yaklaşan öyküleri, Dilek Emiri daha yakından ve belki yeniden yeniden okumaya zorluyor.
Semih Gümüş

"Kötüler de hayal edilmeyi hak eder. Bankta otururken sabit bakışlarla işte böyle. Tuhaf diyaloglarla ölümcül sahneler de geçer insanın aklından. Ben mesela, azgın kamyonların geçtiği şu arkadaki yola da öylece yürüyebilirim. Yavaşça ayağa kalkar, kaldırım taşlarını sayarak yolun kenarına gidebilirim. Tek gelir, karşıya geçerim. Başka hiçbir nedene ihtiyacım yok."



Yazarın Yolculuğu 

Dünyanın dört bir yanından binlerce yazara yol göstererek, senaryo ve öykü yazım teknikleri konusunda devrim yapan "Yazarın Yolculuğu" şimdi Türkçede!

İyi bir öykü yazmanın sırrı nedir? Milyonlarca kişiyi etkileyecek bir senaryo nasıl yazılır? Kahramanlar ve yan karakterler nasıl yaratılır? Olay örgüsü kurgulanırken nelere dikkat edilmeli?

Önde gelen Hollywood film şirketlerine öykü danışmanlığı yapan Christopher Vogler, "Yazarın Yolculuğu"nda, öykücülüğün büyülü dünyasına götürüyor okurları. Joseph Campbell ve Jungun çalışmalarından yola çıkarak, bir öykü anlatmanın binlerce yıldır değişmeyen temel ilkelerini ayrıntılarıyla ele alan kitap, mitolojinin derinlere uzanan kökleriyle günümüz öykücülüğü ve film senaryoları arasındaki ilişkiyi, bütün okurlar tarafından rahatlıkla takip edilebilecek bir üslupla anlatıyor. Hitchcockun başyapıtlarından Yıldız Savaşları serisine ve Ucuz Romana kadar birçok filmden alınan örnekler, beyaz perdenin en başarılı yapıtlarına ışık tutuyor...

"Yazarın Yolculuğu", hem öykü ve senaryo yazarları hem de eleştirmenler için vazgeçilmez bir kaynak, bir başucu kitabı...



Gorusmek Uzere . . .

16 Ağustos 2013 Cuma

Yeni Kitap Kesifleri


Marketlerin kitap reyonlarina bayiliyorum . Hem farkli hemde fiyat konusunda daha iyimser oluyorlar . Birde surekli degisiyor bazen bir kitabi almak icin gittigimde ayni kitabi bulamiyorum ama baska bir kitap alip cikiyorum . Yani bos ciktigim gorulmedi henuz . :)

Bu sefer hepsini almadim ama begendigim kitaplari sizin icin sectim . Birkac tanesinde aklim kaldi aslinda ama hepsini alirsam bana baya pahaliya mal olucakti .

Iste sizin icin sectigim kitaplar
 . . .

İnsanların kaderlerini belirlemekten sorumlu olan Kaderin bir insana âşık olunca hayatı altüst olur. Kısmetle arası bozulur, Tanrı tarafından ciddi biçimde uyarılır…
Sonunda hayatındaki iki önemli şeyden birini seçmek zorunda kalır: İşi mi, yoksa sevdiği kadın mı?
Kader Aşkı Tadınca sizi ilk kelimeden en sonuncusuna kadar mıhlayacak. 


Bir yanda kendisine şefkat, tutku, aşk sunan ve fedakârlığıyla etkileyen orta yaşlı Julie... 

Diğer yanda gençliği ve masumiyetiyle büyüleyen Claire. 

Maurice bu iki aşk arasında kalıyor ve ikisinden de vazgeçemiyor. Başedemediği karışık, kararsız duyguları onları 


hiç beklemedikleri bir sona taşıyor. Vicdan azabı, merhamet, tutku ve pişmanlığın içiçe geçtiği hayatlar.  

Sonu tahmin edilemeyecek bir aşk üçgeni. 




Aşkın Büyülü Mucizesi 

Denizle konuşuyorum; yıldızlarla, toprakla, rüzgârla...
Aşka fısıldıyorum sen yerine...

Aşk nefes kadar yakınındaydı... İhanet gibi...

Başarılı bir iş kadınısınız, canınızdan çok sevdiğiniz bir kızınız ve uğruna ölebileceğiniz bir sevgiliniz var… Güvenle sarılmış, sıcak, umut dolu ve mutlu bir ailesiniz...

Ta ki aklınızı kaybetmenize neden olacak bir ihanete uğrayana kadar… Aşkın Büyülü Mucizesi yeniden var olabilmenizle, güvenebilmenizle ve ruhunuzun yaralarını sarmanızla ilgili...

Aşk, karanlıktan güneşi çıkarabilir, bir mucize yaratabilir mi?






Katil Resmi Çizer, Ben Altına İmzamı Atarım!

"İtalyada olanlara dair tüm gerçeği, kendimi ölmüş göstererek her şeyi ansızın terk ettiğim o dönemi öğrenmek sizi memnun edecek. Hayır, Watson… Sizden rica ediyorum, lütfen sinirlenmeyin. Şimdi koltuğunuza oturun, sigaranızı yakın ve sakin bir şekilde okumaya başlayın. Biraz okuduktan sonra anlayacaksınız ki yaşamış olduğunuz o acı, engel olunamaz ve gerekli bir şeydi. Her şey bir yana, kraliyet tarafından bana verilmiş olan görev, son derece hassas ve hayati önem arz etmekteydi. Bu sebepten dolayı farklı bir şekilde hareket etmemin imkânı yoktu. Üzgünüm dostum…"




BİR HAYVANAT BAHÇESİ SATIN ALMAK İÇİN SAHİP OLMANIZ GEREKEN TEK ŞEY PARA DEĞİLDİR!..
ÇILGIN OLMALISINIZ!

20 Ocakta gösterime girecek olan filmin uyarlanıdığı, Benjamin Meenin gerçek bir hayat hikayesinin sinemaya uyarlanan romanında insanın isterse neler yapabileceğini, hayvanlarla iç içe yaşamanın keyifli yanlarını eğlenceli bir şekilde okurken, yer yer hüznün sizi gözyaşlarına boğuşuna şahit olacaksınız!..

"Jerry Maguire" filminin yönetmeninden başrollerini Matt Damon ve Scarlett Johannsonun paylaştığı önemli bir film daha...

Benjamin Mee, ailesini alıp iki yüz egzotik hayvanla komşu olacakları batmak üzere olan bir hayvanat bahçesini almaya karar verdiğinde, tüm arkadaşları onun kafayı yediğini düşünür. Meenin hayali, parkı yeniden düzenlemek ve ailecek bu yeri işletmektir. Büyük açılışın ilkbaharda yapılması planlanır ama daha yapılacak çok iş vardır. Bu iş, acemi hayvanat bahçesi sahipleri için pek de kolay olmaz. Park, kaçmaya meyilli kaplanlarla doludur. Çok az paraları kalmıştır ve tüm ailenin sinirleri çok gergindir.

Bu sırada bir kötü haber daha alırlar. Benjaminin karısı Katherinein beyninde aylar önce ameliyatla alınan tümörün yeniden oluştuğu görülmüştür.





Kirk sürekli seyahat eden çok zengin bir adamdır. Bir gün yine bir seyahati sırasında odadaki çekmecede, içinde sıra dışı bir not olan bir zarf bulur. Notta, "Bu Dünyada veya Ötekinde... Yarın ya da Yirmi Yıl Sonra..." yazmaktadır. Gönderen yerinde Kirk ismi geçmektedir. Zarf da Antonio Petrucchi diye bir adama yazılmıştır. Kirk bu notun çok önemli olduğunu düşünür ve sahibine ulaştırılması gerektiğini düşünür.

Kirk bu adamları bulmak üzere harekete geçer. Ancak notu bulduğundan beri Kirk'e karabasanlar musallat olmuş ve sürekli olarak geçmişiyle ilgili kötü rüyalar görmeye başlamıştır. Bu karabasanlar Kirk'in hayatını yaşanmaz hale getirmiştir. Nereye dönse onları görmekte ve onlardan nasıl kurtulacağını bilememektedir. Bir süre sonra Kirk'le irtibata geçmeye çalışan bu tuhaf varlıklar Kirk'in geçmişiyle hesaplaşmasını istemektedirler. Kirk bu duruma daha fazla dayanamaz, ancak ne yaparsa yapsın bu varlıklardan kurtulmayı başaramaz. Kirk'in kabuslarla mücadelesi ve bu kabusların üzerine gitmesi, Kirk'in geçmişini ve mal varlığını nasıl edindiğini ortaya çıkarır. Bütün yaşadığı kabuslar aslında onu geri getirme üzerine yapılmış bir büyüdür başkalarına zarar vererek edindiği zenginlik şimdi Kirk'in başına büyük bir bela açmıştır.

Ve o gün gelir Kirk geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır...





Simdilik bu kadar bir daha ki kitap kesfimde gorusmek uzere :)